SON DAKİKA
--:--:--

Dilovası için Gebze’de “Adalet Nöbeti”… Aileler: “3-5 kuruş için canlarımızı yaktılar”

Dilovası’nda 3’ü çocuk 7 işçinin can verdiği kozmetik fabrikası yangınıyla ilgili Gebze Meydanı’nda “Adalet Nöbeti” tutuldu. Aileler, “3 kuruş, 5 kuruş para için, keyifleri için canlarımızı yaktılar. Yaşamak istediler. Ölmek istemediler çocuklarımız. Adalet yerini bulsun” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Dilovası için Gebze’de “Adalet Nöbeti”… Aileler: “3-5 kuruş için canlarımızı yaktılar”

Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: BELÇİM KILIÇKIRAN

(KOCAELİ) – Dilovası’nda 3’ü çocuk 7 işçinin can verdiği kozmetik fabrikası yangınıyla ilgili Gebze Meydanı’nda “Adalet Nöbeti” tutuldu. Aileler, “3 kuruş, 5 kuruş para için, keyifleri için canlarımızı yaktılar. Yaşamak istediler. Ölmek istemediler çocuklarımız. Adalet yerini bulsun” dedi.

Geçen yıl 8 Kasım’da Dilovası’ndaki Ravive Kozmetik fabrikasında çıkan ve 3’ü çocuk 7 işçinin hayatını kaybettiği yangında yakınlarını kaybeden aileler, Gebze Kent Meydanı’nda bu hafta da “Adalet Nöbeti” tuttu.

“İşçiler ölüyor, hükümet izliyor” sloganı atılan nöbette konuşan Depo, Antrepo, Gemi Yapımı ve Deniz Taşımacılığı (DGD-SEN) Genel Başkanı Neslihan Acar, “Bizim çocuklarımızın 5 kuruşluk canı yok bunların karşısında. Duruşma salonlarında olmak zorundayız. 21 Temmuz’da herkesi Kandıra Cezaevi Kampüsü’ne orada olmaya davet ediyoruz” çağrısını yaptı.

“ADALET İSTİYORUM”

Faciada yaşamını yitiren Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut, şunları söyledi:

“8 ay oldu ablamı kaybedeli. Adalet için yollarda, sokaklarda kaldık. Biz yasımızı tutamadık. Neden bu devlet bu adaleti sağlamıyor, biz de evimizde yasımızı tutamıyoruz? Burada, Dilovası’nda 7 canımızı kaybettik. Yakarak katlettiler, cinayet işlediler. Bu insanların canını yakarken biliyordunuz. Yandılar, kül oldular. Utanmadan arlanmadan tehdit ediyor, ‘Bizi dışarı çıkarmazsanız sizi mahvederiz’. Edin, hepiniz mahvolun. Yediniz, içtiniz, sermaye işlettiniz. Burada hepsinin suçu var. Hepsinin yargılanmasını istiyorum. ‘Aleyna Oransal hamileymiş’, bilmem ne… Öyle bir şey yok. Nasıl onlar ölenlerimizin üstünden cebini doldurmuşsa, o çocuğunu haramla kazanmışsa o da çocuğuyla birlikte yatacak, cezasını çekecek. Hepsi bu sermayenin içinde. 3 kuruş, 5 kuruş para için, keyifleri için canlarımızı yaktılar. Ben adalet istiyorum. Adaletin sağlanmasını istiyorum. Hepsinin en ağır şekilde, baştan sona kadar cezalandırmalarını istiyorum.”

“PSİKOLOJİMİZLE OYNUYORSUNUZ”

Şengül Yılmaz’ın kızı Nural Deniz, 8 aydır her yerde adalet için direndiklerini belirterek şöyle konuştu:

“Gerçekten bir şeylerin toplanması, düzenlenmesi için, adaletin olması gerektiği gibi ilerlemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Bunun önüne geçebilmek için, bir şeyler olabilmesi için uğraşıyoruz. Tüm halktan, herkesten de yanımızda olması için destek bekliyoruz. 8 aydır hepimiz; kimimiz annemizi, kimimiz kızımızı, çocuğumuzu yanarak orada izledik. Kapılarda çocuklarımızın, annemizin, herkesin parçalarını topladık. Kimsenin cesedi yıkanmadı bile. Hiç kimsenin eli, kolu, uzvu hiçbir şeyi yoktu. Mahkemede sanıkların avukatları, hakime, ‘Ölenlerin suçu var. Geriye doğru kaçmışlar. Kapıya doğru kaçmamışlar’ diyor. ‘Ölenlerin vücut bütünlüğü var mıydı’ diyor. O yangında ölenlerin vücut bütünlüğü olma ihtimali var mı? Terbiyesizler. Nasıl kalkıp da böyle bir şeyi, böyle bir cümleyi bizim karşımızda konuşabiliyorsunuz? Zaten zorla ayakta duruyoruz. Kendimizi zor tutuyoruz. Orada boynunuzu büküp suçunuzu kabul etmek yerine yüzümüze bakıp bakıp bizimle dalga geçer gibi saçma sapan sorular sorup psikolojimizle oynuyorsunuz.

“BENİMKİ KÖPEK YAVRUSU MU”

Gerçekten inanılır, katlanılır gibi değil. O kadar zor şeyler yaşıyoruz ki, bırakın acımızı yaşamayı, adalet peşinde koşmaya çalışıyoruz. Ben mahkemeden bir gün önce 8 aylık çocuğumu doğurdum. Çocuğum 20 gün küvezde kaldı. Benim çocuğumun ciğerleri bile gelişmemişti. Ben ameliyattan çıktım, teyzemi aradım. Dedim ki, ‘Mahkeme nasıl gidiyor’. Bana ‘İki sanık tahliye oldu. Aleyna Oransal’ı tahliye etmişler. Ayağında kelepçeyle ev hapsi vermişler’ dedi. Niyeymiş, hamileymiş. Niyeymiş, gebeliği riskliymiş. Benim çocuğumun peki erken doğması, ciğerlerinin gelişmemesi, benim bu kadar stresli yaşamam bana reva da ona değil mi? Onunki evlat da benimkisi köpek yavrusu mu? Ben böyle bir şeyi kabul etmiyorum. Aleyna Oransal içeri girecek. Onun çocuğu da gerekiyorsa annesinin suçunu çekecek. Yangından bir gün önce hesabına 5 milyon lira maaş olarak yatıyor bu kadının. Bu kadın suçsuz diye dışarı çıkıp da ev hapsi verilmesini kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz de. O kadın da diğerleri gibi içeriye girecek, cezasını paşa paşa çekecek”

“GECE GÜNDÜZ AĞLIYORUZ”

Nisa Taşdemir’in annesi Hatun Taşdemir, acısını şu sözlerle anlattı:

“Bizim canlarımız orada yanarken bunlar rahat rahat evlerinde oturmuşlardı. Rahat rahat evlerinde otururken bizim çocuklarımız orada bağırarak, çağırarak, yanarak kömür olurken ‘Bizi kurtarın’ diye sesleniyorlardı. Kurtaran yokmuş orada. ‘Anne, baba, sesimizi duyun’ ama nereden çıkacaklar? Çıkacak yer yokmuş. Ne kapı varmış ne çıkış varmış. Çocuklarımız birbirlerine sarılarak, yanarak can verdiler. Hakları böyle miydi? Bunların günahı dünyaya gelmek miydi? Bunlar da yaşamak istediler. Ölmek istemediler çocuklarımız. Bunlara bakın. Genç kızlara bakın. Bunlar ölmek istediler mi acaba? Yok. Yaşamak istediler ama diri diri canlarımız orada yandılar. 7 kişiyi orada yakarak canlarını verdiler. Sonra da bizi suçluyorlar. ‘Kendi kendilerini yakmışlar’ diyorlar. Niye bu çocuklar kendi kendilerini yaksınlar? Nasıl yaksınlar kendilerini? Niye suçu bize yüklüyorlar? Hak hukuk böyle değil. Biz onların hakkını istiyoruz. Hakları yerde kalmasın. Çocuklarımız mezarlarında rahat rahat yatsınlar. 7 kişi can verirken onlar rahat rahat evlerinde oturmuşlar. Onlar keyif yaparken biz acı çekiyoruz. Biz gece gündüz ağlıyoruz. Hastanelerden çıkmıyoruz. Nisa’nın babası hasta. Gece gündüz bağırıyor, çağırıyor, ‘Kızım nerede’. Çare yok. Ne yapalım? Kızımızı kömür olarak aldılar elimizden. Kömür oldu, kara toprak oldu. Şimdi kızım kara toprağın altında. Elimizden bir şey gelmiyor. Hiçbir şey yapamadık.”

“KEMİKLERİ YERDEN TOPLADIM”

Tuğba Taşdemir’in annesi Saliha Taşdemir, her hafta acı çektiklerini belirterek şunları söyledi:

“Biz adalet istiyoruz. Adalet yerini bulsun. Onlar da acı çeksin. Biz her zaman acı çekiyoruz. 7 kişi kül oldu. Kefene bile sarılmadı. Mezara öyle koydular. Bari adalet yerini bulsun. Onların kemikleri mezarında sızlamasın. Biz adalet istiyoruz. Herkes bize yardım etsin. Başbakan’a sesleniyorum, Allah rızası için. Başka analar acı çekmesin. Ben çok acı çektim. Sadece kömürlerini toprağa koydum. Tuğba sabah kalktı, saat 08.00’de gitti. Ben bir süt onun cebine koydum. ‘Tuğba o sütü sıcak iç, sonra karnın acıkmasın’ dedim. Ne oldu? Yarım saat sonra Tuğba’nın kemiklerini yerden topladım. Öyle olmaz. Adalet olmuyor. Allah rızası için sesleniyorum. Bizim acılarımıza biraz yardım edin. Adalet yerini bulsun. Herkes cezasını çeksin.”

“BEN HER GÜN ÖLÜYORUM”

Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir de adalet bulamadıklarını vurgulayarak şunları dile getirdi:

“Cumhurbaşkanına seslendik, ses gitmedi. Adalet Bakanı’na sesleniyoruz, yine ses gitmiyor. İçişleri Bakanı’na, Dışişleri Bakanı’na, 600 milletvekiline seslendik. Adamlar kulaklarını tıkıyor. Sesimizi duyan yok. Bizim istediğimiz adalet. 7 tane canımız gitti. Bu 7 can kömür olarak çıktı. Bunların kanı, ahı yerde kalmayacak. Ne olursa olsun bunun bedelini ödemeye hazırız. Kamu görevlilerini tutukluyorlar. 7 kişi can vermiş. İki gün içeride bırakıyorlar, ertesi gün serbest bırakıyorlar. Biz bu adaleti istemiyoruz. Gerçek bir adalet istiyorum. Madem Cumhurbaşkanı diyor ‘Hazreti Ömer’in adaleti’, ben de o adaleti istiyorum. Mahkemeye giriyoruz, etrafımızı jandarma sarıyor. Oturacağız bir yerde, konuşacağız; etrafımızı polis sarıyor. Her tarafımız sarılıyor. Bizim devletimizden istediğimiz tek şey adalet. Başka bir şey istemiyoruz. Suçu olanlar çıksın, adaletin önünde hesap versinler, cezalarını çeksinler. Ben her gün ölüyorum. 9 aydır her gece gözümden yaş akıyor. Bunların peşini ölene kadar bırakmayacağım. Ben bedeli ödemeye hazırım. Adalet Bakanı, suçlular burada, yakalasınlar, koysunlar cezaevine. Her gün ‘CHP, CHP, CHP’… Nerede AKP? Her gün Dilovası’nda rüşvet arıyor.”

Yorum Yap

Benzer Haberler
“Ahbap” soruşturmasında Oğuzhan Uğur ‘un da aralarında bulunduğu 9 kişi hakkında tutuklama talebi
“Ahbap” soruşturmasında Oğuzhan Uğur ‘un da aralarında bulunduğu 9 kişi hakkında tutuklama talebi
Buğra Kavuncu: “Türkiye çok ciddi bir enerji krizi ile karşı karşıya kalabilir”
Buğra Kavuncu: “Türkiye çok ciddi bir enerji krizi ile karşı karşıya kalabilir”
Mustafa Sarıgül: “Can Erzincan alarm veriyor”
Mustafa Sarıgül: “Can Erzincan alarm veriyor”
Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ Samsun’da konuştu: “İktidar hukuk oyunlarıyla muhalefeti bölerek iktidarda kalma stratejisi izliyor”
Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ Samsun’da konuştu: “İktidar hukuk oyunlarıyla muhalefeti bölerek iktidarda kalma stratejisi izliyor”
Bakan Güler, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’nı ziyaret etti
Bakan Güler, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’nı ziyaret etti
Özgür Özel’in “Yeni Parti” hamlesi haftaya başlıyor: Kuruluş dilekçesi 27 Temmuz’da verilecek
Özgür Özel’in “Yeni Parti” hamlesi haftaya başlıyor: Kuruluş dilekçesi 27 Temmuz’da verilecek
Şelaleler Diyarından Güçlü Ses
Kepez Ses

Kepez Ses, “Şelaleler Diyarından Güçlü Ses” anlayışıyla ilçeden yükselen tüm gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Kepez’in nabzını tutan dinamik bir haber platformudur.

2026 Kepez Ses © Tüm hakları saklıdır. Kepez Ses